İstem Dışı Düşünceler Nedir?
Son güncelleme: 30 Mayıs 2026
İstem dışı düşünceler, kişinin seçmediği halde zihnine gelen ve çoğu zaman rahatsızlık, korku, utanç, suçluluk ya da kendinden şüphe duyma hissi yaratan düşünce, imge, dürtü veya zihinsel senaryolardır. Bazen kısa bir cümle gibi gelir, bazen gözün önüne gelen bir görüntü gibi belirir, bazen de “ya böyle bir şey yaparsam?” diye başlayan korkutucu bir ihtimal gibi hissedilebilir.
Bu düşüncelerin zorlayıcı tarafı yalnızca içerikleri değildir. Birçok kişi için yük, düşüncenin içeriği kadar ona verilen anlamla da ağırlaşır: “Bunu düşündüysem bunu istiyor muyum?”, “Bu benim kötü biri olduğumu mu gösteriyor?”, “Ya kontrolümü kaybedersem?”, “Bu düşünce gerçek olursa?” Böyle sorular düşüncenin kendisinden daha büyük bir alarm yaratabilir.
İstem dışı düşünceler tek başına kişinin niyetini, karakterini ya da davranışa geçme isteğini göstermez. Bazı kişiler, düşünce kendi değerlerine, sevdiklerine veya güvenlik duygusuna ters geldiği için yoğun kaygı yaşar. Bir düşüncenin “aklıma geldi” hissi, onun istenmiş, onaylanmış ya da yapılacak bir şey olduğu anlamına gelmez.
Bu yazının odağı, rahatsız edici zihinsel içeriğin istemeden gelmesi ve kişinin bu içeriği anlamlandırmaya çalışırken kaygısının büyümesidir. Bu nedenle istem dışı düşünceler; aşırı düşünme, felaketleştirme, güvence arama, kontrol etme, kaçınma, utanç ve genel anksiyete belirtileriyle kesişen bir deneyim alanıdır. Fakat bunların hiçbiriyle tamamen aynı şey değildir.
Bu içerik tanı koymaz ve OKB, psikoz, depresyon, travma ya da başka bir klinik durum için değerlendirme yerine geçmez. Kişinin kendine ya da başkasına zarar verme niyeti, planı, kendini güvende tutamama hali, halüsinasyon/hezeyan benzeri deneyimler, madde etkisiyle hızlı kötüleşme veya acil güvenlik riski varsa gecikmeden profesyonel ya da acil destek alınmalıdır.
Bu içerik tanı koymaz ve tedavi planı sunmaz. Bilgilendirme amaçlıdır; profesyonel değerlendirmenin yerini almaz.

Bu yazıda
- Kısaca
- İstem dışı düşünceler nasıl hissedilir?
- “Bu düşünce bana ne söylüyor?” kaygısı
- Düşünceyi bastırmaya çalışmak neden yorucu gelir?
- Felaketleştirme ve istem dışı düşünceler
- Güvence arama neden kısa süreli rahatlatır?
- Belirsizlik düşünceyi neden büyütür?
- Utanç, suçluluk ve kendinden şüphe
- Kaçınma nasıl devreye girer?
- Düşünce, niyet ve güvenlik riski aynı şey değildir
- İstem dışı düşünceler OKB anlamına mı gelir?
- Ne zaman destek almak gerekir?
- Hangi kavramlarla karıştırılır?
- Sık Sorulan Sorular
İstem dışı düşünceler nasıl hissedilir?
İstem dışı düşünceler kişiden kişiye farklı biçimlerde yaşanır. Bazı kişiler için zihne gelen kısa bir cümle bile çok sarsıcı gelir. Bazıları istemediği bir görüntüden rahatsız olur. Bazıları da “ya istemeden zarar verirsem?”, “ya yanlış bir şey söylersem?”, “ya hasta olursam?”, “ya bu düşünce benim gerçek isteğimse?” gibi senaryolarla sıkışır.
Yaygın deneyimler arasında şunlar yer alır:
- akla bir anda gelen rahatsız edici düşünce veya görüntü
- düşüncenin içeriğinden utanma, korkma veya suçluluk duyma
- “bunu düşündüysem bu bende var mı?” diye kendini sorgulama
- düşünceyi hemen zihinden atmaya çalışma
- düşünce gelmesin diye belirli kişilerden, yerlerden, haberlerden veya nesnelerden kaçınma
- düşüncenin gerçekten istenip istenmediğini kontrol etme
- yakınlardan, internetten veya uzmanlardan tekrar tekrar rahatlatıcı cevap arama
- düşüncenin anlamını çözmeye çalıştıkça daha fazla sıkışma
Bu deneyim bazen çok kısa sürer, bazen de kişi gün boyunca aynı düşüncenin etkisinden çıkamamış gibi hisseder. Düşünce gelmese bile “ya yine gelirse?” beklentisi kaygıyı canlı tutabilir.
İstem dışı düşünce sonrası yaşanan çarpıntı, gerginlik, huzursuzluk, mide sıkışması veya zihinsel alarm daha geniş anksiyete belirtileriyle kesişebilir. Burada ayırt edici nokta, alarmın bazı kişilerde istenmeyen bir düşünceye verilen anlamla tetiklenmesidir.
“Bu düşünce bana ne söylüyor?” kaygısı
Bazı kişilerde istem dışı düşünceler, içerikten çok o içerikten çıkarılan sonuç nedeniyle büyür. Zihin rahatsız edici bir düşünce ürettiğinde bazı kişiler bunu hemen değerlendirmeye başlar: “Normal biri bunu düşünür mü?”, “Bu düşünce benim gizli isteğim mi?”, “Ya bu bir uyarıysa?”, “Bunu tamamen durdurmam gerekiyor mu?”
Bu anlam arayışı anlaşılırdır; çünkü kişi kendini güvende hissetmek ister. Fakat düşüncenin kesin anlamını bulmaya çalışmak bazen kaygıyı azaltmak yerine uzatır. Tekrarlayan inceleme, bazı kişilerde düşüncenin daha önemli, tehlikeli veya çözülmesi gereken bir işaret gibi görünmesine katkıda bulunur.
Bu noktada istem dışı düşünceler [aşırı düşünme](https://kendinn.com/rehber/anksiyete/asiri-dusunme) döngüsüyle kesişir. Bazı kişilerde zihin, düşünceyi kapatmak yerine tekrar tekrar analiz etmeye yönelir. Kişi rahatlamak için düşüncenin neden geldiğini, ne anlama geldiğini, geçmişte böyle hissedip hissetmediğini veya gelecekte ne olabileceğini çözmeye çalışır. Bu analiz kısa süreli rahatlama sağlayabilir; bazı kişilerde ise düşüncenin önemini artırabilir.
Düşünceyi bastırmaya çalışmak neden yorucu gelir?
Rahatsız edici bir düşünce geldiğinde ondan hemen kurtulmak istemek çok anlaşılır. Kişi “bunu düşünmemeliyim”, “aklımdan çıkmalı”, “bir daha gelmemeli” diye kendini zorlar. Fakat bazı durumlarda düşünceyi zorla bastırmaya çalışmak, zihnin o düşünceyi daha çok izlemesine yol açabilir. Düşüncenin gelip gelmediğini kontrol etmek, bazı kişilerde zihinsel meşguliyeti sürdürebilir.
Bu durum bir tür içsel kontrol çabasına dönüşür. Kişi kendi tepkisini, bedenini, duygusunu veya düşünceye verdiği hissi izlemeye başlar: “Korktum mu?”, “Rahatsız oldum mu?”, “Ya yeterince rahatsız olmadıysam?”, “Bu düşünce hâlâ burada mı?” Bu kontrol çabası kısa süreli güven hissi verebilir; bazı kişilerde ise zihinsel yükü sürdürebilir.
İstem dışı düşünceler bu nedenle [kontrol etme davranışı](https://kendinn.com/rehber/anksiyete/kontrol-etme-davranisi) ile komşudur. Bu kontrol her zaman dışarıdan görülen bir davranış şeklinde ortaya çıkmaz; bazen kişi kendi zihnini, duygularını veya bedensel tepkilerini sürekli tarar. Burada önemli olan, kontrol etme ihtiyacının düşüncenin kendisinden çok, “bu düşünce benim hakkımda ne söylüyor?” kaygısıyla güçlenebilmesidir.
Felaketleştirme ve istem dışı düşünceler
İstem dışı düşünceler bazen tek bir zihinsel içerikten çok daha büyük bir sonuca bağlanır. Kişi “aklıma geldi” ifadesini “bu olacak”, “ben bunu istiyorum”, “ben tehlikeliyim”, “hayatım değişecek” gibi daha ağır anlamlara büyütür. Bu büyütme korkuyu artırabilir.
Örneğin kişi uygunsuz, saldırgan, dini, cinsel, sağlıkla ilgili veya ilişkisel bir düşünce yaşadığında, bunun yalnızca rahatsız edici bir zihinsel içerik olabileceğini düşünmekte zorlanabilir. Zihin en kötü açıklamaya yönelebilir: “Ya bu gerçekse?”, “Ya ben kötü biriysem?”, “Ya bunu asla durduramazsam?” Bu tür yorumlar kaygıyı artırabilir.
Bu süreç [felaketleştirme](https://kendinn.com/rehber/anksiyete/felaketlestirme) ile kesişir. Bazı kişiler, zihnine gelen rahatsız edici bir düşünceyi yalnızca bir düşünce gibi değil; bir işaret, kanıt ya da yaklaşan bir tehlike gibi okumaya başlar. Böyle olduğunda, bazı kişilerde düşüncenin kendisinden çok ona yüklenen anlam daha korkutucu hissedilir.
Güvence arama neden kısa süreli rahatlatır?
İstem dışı düşünce kişiyi korkuttuğunda, birinden “sen kötü biri değilsin”, “bu normal”, “böyle bir şey yapmazsın”, “bu sadece bir düşünce” gibi cevaplar duymak kısa süreli rahatlama sağlayabilir. İnternette saatlerce arama yapmak, forum okumak ya da aynı soruyu tekrar tekrar sormak da benzer bir güvenlik arayışı taşır.
Sorun şu ki, güvence her zaman kalıcı kesinlik sağlamaz. Kişi bir süre rahatladıktan sonra bazen yeni bir şüphe belirir: “Ya doğru anlatmadıysam?”, “Ya bu sefer farklıysa?”, “Ya onlar beni tam anlamadıysa?” Böylece aynı rahatlama arayışı yeniden başlar.
Bu döngü [güvence arama](https://kendinn.com/rehber/anksiyete/guvence-arama) ile yakından ilişkilidir. Kişi, zihnine gelen düşüncenin ne anlama geldiğinden emin olamadığında birinden rahatlatıcı cevap almak, internette benzer deneyimleri aramak ya da “normal mi?” sorusuna kesin bir yanıt bulma isteği duyar. Bu rahatlama kısa sürelidir; belirsizlik geri döndüğünde bazı kişilerde aynı teyit ihtiyacı yeniden güçlenir.
Belirsizlik düşünceyi neden büyütür?
İstem dışı düşüncelerde bazı kişiler için zorlayıcı noktalardan biri, yüzde yüz kesinlik istemektir. “Bu düşünce zararsız mı?”, “Bunu asla yapmayacağımdan emin miyim?”, “Bunun benimle hiçbir ilgisi olmadığını kanıtlayabilir miyim?” gibi sorular zihinde dönmeye başlayabilir. Pek çok konuda mutlak kesinlik kurmak zor olduğundan bu arayış kolayca uzar.
Bazı kişilerde belirsizlik arttığında düşünce daha önemli görünür. Kişi düşünceyi kapatmak için daha fazla düşünür, daha fazla kontrol eder, daha fazla güvence arar veya bazı durumlardan uzak durur. Kısa süreli rahatlama gelse bile belirsizlik geri geldiğinde “ya değilse?” sorusu bazen yeniden belirir.
Bu deneyimde bazı kişiler için [belirsizliğe tahammülsüzlük](https://kendinn.com/rehber/anksiyete/belirsizlige-tahammulsuzluk) öne çıkar. Rahatsız edici düşünce geldiğinde kişi bazen yalnızca sakinleşmek değil, düşüncenin ne anlama geldiğinden tamamen emin olmak ister. Kesinlik arayışı arttıkça bazı kişilerde düşünce daha fazla izlenir ve kaygı sürer.
Utanç, suçluluk ve kendinden şüphe
Bazı kişiler istem dışı düşünceleri yalnız yaşar veya paylaşmakta zorlanır. Kişi düşüncenin içeriğini başkasına söylemekten çekinir, “bunu anlatırsam yanlış anlaşılırım” diye korkar veya kendini zihninden geçenler yüzünden yargılar. Bu yalnızlık hissi, bazı kişilerde düşüncenin yarattığı yükü artırabilir.
Özellikle kişinin değerleriyle çelişiyor gibi görünen düşüncelere bazı kişilerde [utanç](https://kendinn.com/rehber/duygular/utanc) eşlik eder. Kişi “ben nasıl böyle bir şey düşündüm?” diyerek kendini kötü, kusurlu veya kabul edilemez hissetmeye başlayabilir. Düşünce istemeden gelse bile kişi sanki onu bilerek seçmiş veya onaylamış gibi kendini sorumlu hissedebilir. Bu durum bazı kişilerde düşünceye daha fazla dikkat verilmesi ve onu kontrol etme çabasının artmasıyla birlikte görülür.
Kaçınma nasıl devreye girer?
Kişi rahatsız edici düşüncelerle tekrar karşılaşmamak için bazı durumlardan uzak durmaya başlar. Belirli haberleri okumamak, bazı insanlarla yalnız kalmamak, dini veya ahlaki konuları düşünmemeye çalışmak, sağlıkla ilgili içeriklerden kaçmak, kesici nesnelerden uzak durmak, sosyal ortamlara girmemek veya düşünceyi tetiklediğini düşündüğü şeyleri hayatından çıkarmak buna örnektir.
[Kaçınma davranışı](https://kendinn.com/rehber/anksiyete/kacinma-davranisi) bazı kişilerde rahatlama ihtiyacından ortaya çıkar ve kişi onu tetikleyen şeyle karşılaşmadığında kısa vadede kaygısı azalır. Fakat uzun vadede kaçınma, bazı kişilerde kaçınılan şeyin daha tehdit edici algılanmasını sürdürür. Böylece bazı kişiler daha fazla alandan uzak durmaya başlar ve yaşam alanı daralır.
Düşünce, niyet ve güvenlik riski aynı şey değildir
İstem dışı düşüncelerle ilgili en hassas ayrım şudur: zihne gelen bir içerik, kişinin gerçek niyeti, karakteri veya davranış planı ile aynı şey değildir. Rahatsız edici bir düşünceden korkmak, onu onaylamak anlamına gelmez. Hatta bazı kişiler düşünce kendi değerlerine ters geldiği için bu kadar yoğun kaygı yaşar.
Buna rağmen her zorlayıcı düşünce yalnızca “kaygı” diye geçiştirilmemelidir. Kişi kendine ya da başkasına zarar verme niyeti, planı, hazırlığı, kendini güvende tutamama hali, gerçek kontrol kaybı riski, halüsinasyon/hezeyan benzeri deneyimler, madde etkisiyle hızlı kötüleşme veya acil güvenlik riski yaşıyorsa bu durum istem dışı düşünce döngüsünden ayrı ele alınmalı ve gecikmeden profesyonel ya da acil destek aranmalıdır.
İstem dışı düşünceler OKB anlamına mı gelir?
İstem dışı düşünceler bazı kişilerde OKB ile ilişkili süreçlere benzer; ancak rahatsız edici bir düşüncenin zihne gelmesi tek başına OKB tanısı anlamına gelmez. Önemli olan yalnızca düşüncenin içeriği değil, kişinin bu düşünceye ne anlam verdiği, düşünceyi ne kadar tehdit edici bulduğu ve ardından hangi döngülere girdiğidir.
Bazı kişiler düşüncenin “gerçek bir istek”, “karakter göstergesi” ya da “olacak bir şeyin işareti” olup olmadığını anlamaya çalışırken uzun süre zihinsel kontrol, güvence arama, kaçınma veya tekrar eden sorgulama davranışlarına yönelir. Bu süreç günlük yaşamı, ilişkileri, uyku düzenini, işlevselliği veya kişinin kendini güvende hissetme biçimini belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel destek almak anlamlıdır.
Buradaki amaç kişiye hızlı bir etiket vermek değildir. Daha doğru amaç, düşüncenin kendisiyle ona verilen anlamı, düşünce sonrası gelişen kaygı döngüsünü ve bu döngünün kişiyi ne kadar zorladığını güvenli biçimde değerlendirebilmektir.
Bu içerik OKB tanısı koymaz, obsesyon-kompulsiyon döngüsünü klinik düzeyde açıklamaz ve kişiye özel müdahale yönergesi sunmaz. Düşünceleri bastırma, maruz kalma, kompulsiyon azaltma, ilaç kullanımı veya terapi planı gibi konular kişisel değerlendirme gerektiren klinik alanlardır.

Hangi kavramlarla karıştırılır?
İstem dışı düşünceler bazı yakın kavramlarla birlikte görülür; ancak onlarla tamamen aynı şey değildir:
- **Aşırı düşünme:** Zihnin bir konuyu tekrar tekrar analiz etmesidir. İstem dışı düşüncede odak, kişinin seçmeden gelen rahatsız edici zihinsel içerikten korkmasıdır.
- **Felaketleştirme:** Belirsiz bir ipucunu en kötü sonuca büyütme eğilimidir. İstem dışı düşüncede bu, düşüncenin “kesin tehlike” veya “karakter kanıtı” gibi okunmasıyla ortaya çıkar.
- **Güvence arama:** Kişinin rahatlamak için başkalarından, internetten veya uzmanlardan tekrar tekrar kesinlik aramasıdır. İstem dışı düşünce bazı durumlarda bu davranışı tetikler, fakat güvence aramanın genel mekanizmasını sahiplenmez.
- **Kontrol etme davranışı:** Kişinin emin olmak için dış dünyayı ya da kendi iç tepkilerini tekrar tekrar denetlemesidir. İstem dışı düşünceler bazen bu kontrol ihtiyacını başlatır.
- **OKB:** İstem dışı düşüncelerin bazı kişilerde OKB süreçleriyle ilişkili olduğu durumlar vardır; ancak her istem dışı düşünce OKB tanısı anlamına gelmez. Bu ayrım yalnızca içerikten yola çıkarak yapılmaz.
- **Gerçek güvenlik riski:** Kişinin zarar verme niyeti, planı, hazırlığı, kendini güvende tutamama hali veya gerçek kontrol kaybı riski varsa bu durum bu yazının bilgilendirici kapsamını aşar ve acil/profesyonel değerlendirme gerektirir.
Ne zaman destek almak gerekir?
İstem dışı düşünceler sıklaşıyor, kişinin yaşam alanını daraltıyor ya da ilişkilerini, işini, okulunu, uykusunu ve kendine bakışını belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel destek almak düşünülmelidir. Özellikle kişi bu düşünceler nedeniyle yoğun suçluluk, utanç, güvence arama, kaçınma ya da zihinsel kontrol döngülerine giriyorsa, bu yükü tek başına anlamaya çalışmak zorlayıcı hale gelebilir.
Burada önemli bir ayrım vardır: Zihne gelen rahatsız edici bir düşünce, doğrudan gerçek bir niyet ya da güvenlik riski anlamına gelmez. Ancak kişi kendine ya da başkasına zarar verme niyeti veya planı taşıyorsa, kendini güvende tutamayacağını hissediyorsa, gerçek bir kontrol kaybı riski yaşıyorsa, halüsinasyon ya da hezeyan benzeri deneyimler fark ediyorsa, madde etkisiyle hızlı bir kötüleşme yaşıyorsa veya acil bir güvenlik riski varsa gecikmeden profesyonel ya da acil destek almalıdır.
Daha yaygın durumda ise destek aramak, düşüncelerin neden bu kadar korkutucu hissettirdiğini, kişinin bu düşüncelere nasıl anlam verdiğini ve bu anlamların yaşam alanını nasıl daralttığını daha güvenli biçimde anlamak için bir çerçeve sunar. Psikolojik desteğin amacı kişiye hızlı bir etiket vermek değil, rahatsız edici zihinsel içerikle kurulan kaygı döngüsünü daha net görebilmektir.
Kendinize veya bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa lütfen hemen destek alın: 182 (ALO Psikiyatri Hattı) veya en yakın acil servis.
Sık Sorulan Sorular
İstem dışı düşünceler nedir?
İstem dışı düşünceler, kişinin seçmeden zihnine gelen ve çoğu zaman rahatsızlık, korku, utanç ya da suçluluk yaratan düşünce, görüntü, dürtü veya zihinsel senaryolardır. İçerikleri saldırgan, uygunsuz, dini, cinsel, sağlıkla ilgili, ilişkisel veya felaket temalarında görülür. Bu düşüncelerin gelmesi, kişinin onları istediği ya da onayladığı anlamına gelmez. Zorlayıcı olan, düşüncenin kendisi kadar kişinin ona yüklediği anlamdır.
Aklıma kötü düşünceler gelmesi kötü biri olduğumu gösterir mi?
Bir düşüncenin akla gelmesi, tek başına kişinin karakteri, niyeti veya davranışı hakkında kesin kanıt sayılmaz. İstem dışı düşünceler çoğu zaman kişinin istemediği, onaylamadığı ve değerleriyle çelişiyor gibi hissettiği içeriklerdir. Bu nedenle birçok kişi düşünceden rahatsızlık duyar. Ancak düşünceler günlük yaşamı belirgin etkiliyor, yoğun utanç veya kontrol ihtiyacı yaratıyorsa bir uzmandan destek almak döngüyü daha güvenli anlamaya yardım eder.
İstem dışı düşünceler neden daha çok düşündükçe artıyor gibi olur?
Rahatsız edici bir düşünce geldiğinde kişi bazen onu tamamen çözmeye, bastırmaya ya da zihninden silmeye çalışır. Fakat bu çaba, düşüncenin daha önemli ve daha tehlikeliymiş gibi hissedilmesine yol açar. Kişi düşünceyi kontrol etmeye çalıştıkça, zihin de onu daha yakından izlemeye başlar.
Bu noktada kişi aynı düşünceyi tekrar tekrar analiz eder: “Ya gerçekse?”, “Ya bir anlamı varsa?”, “Ya bunu düşünmem benim hakkımda bir şey gösteriyorsa?” Bu analiz ilk anda rahatlatıcı gibi görünse de bazı kişilerde düşüncenin zihinde daha uzun süre kalmasına ve [aşırı düşünme](https://kendinn.com/rehber/anksiyete/asiri-dusunme) döngüsünün sürmesine katkıda bulunur.
İstem dışı düşünceler OKB belirtisi midir?
İstem dışı düşüncelerin bazı kişilerde OKB süreçleriyle ilişkili olduğu durumlar vardır, ancak her istem dışı düşünce OKB tanısı anlamına gelmez. Düşünceler çok zaman alıyor, kişi yoğun kontrol veya güvence arama döngüsüne giriyor, kaçınmalar artıyor ve günlük yaşam belirgin bir biçimde kısıtlanıyorsa profesyonel değerlendirme anlamlıdır.
Bu düşünceleri başkalarına sormak rahatlatır mı?
Yakınlardan veya internetten güvence almak kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Fakat kişi aynı cevabı tekrar tekrar aramaya başladığında, bazen yeni şüpheler belirir. Bu nedenle [güvence arama](https://kendinn.com/rehber/anksiyete/guvence-arama) döngüsü bazı kişilerde istem dışı düşüncelerle meşguliyeti sürdürür. Buradaki mesele destek istemenin yanlış olması değil, sürekli kesinlik arayışının bazı kişilerde kaygıyı yeniden güçlendirmesidir.
İstem dışı düşüncelerle birlikte utanç hissetmek normal mi?
Bazı kişilerde, istem dışı düşüncelere özellikle kişinin değerleriyle çelişiyor gibi hissedildiğinde [utanç](https://kendinn.com/rehber/duygular/utanc) eşlik eder. Bazı kişiler “bunu nasıl düşündüm?” diye kendini suçlar veya yanlış anlaşılmaktan korktuğu için yaşadığı durumu anlatmakta zorlanır. Ancak utanç duymak, düşüncenin doğru, istenmiş veya kişiyi tanımlayan bir şey olduğunu kanıtlamaz.
Ne zaman profesyonel destek almak gerekir?
İstem dışı düşünceler sıklaşıyor, kişi gün içinde uzun süre bunlarla uğraşıyor veya güvence arama, kontrol etme, kaçınma ve zihinsel analiz döngüleri yaşam alanını daraltıyorsa profesyonel destek almak anlamlıdır.
Acil güvenlik riski, kendine ya da başkasına zarar verme niyeti, planı veya kendini güvende tutamama hali varsa gecikmeden profesyonel ya da acil destek alınmalıdır.
Kaynaklar ve İleri Okuma
- Clinical descriptions and diagnostic requirements for ICD-11 mental, behavioural and neurodevelopmental disorders. World Health Organization (2024). https://www.who.int/publications/i/item/9789240077263 — https://www.who.int/publications/i/item/9789240077263
- Ironic effects of thought suppression: A meta-analysis. Perspectives on Psychological Science (2020). https://doi.org/10.1177/1745691619898795 — https://doi.org/10.1177/1745691619898795
- DSM-IV to DSM-5 obsessive-compulsive disorder comparison. NCBI Bookshelf / SAMHSA (2016). https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK519704/table/ch3.t13/ — https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK519704/table/ch3.t13/
- Obsessive–compulsive disorder. Nature Reviews Disease Primers (2019). https://doi.org/10.1038/s41572-019-0102-3 — https://doi.org/10.1038/s41572-019-0102-3
- Obsessive-compulsive disorder and body dysmorphic disorder: Treatment. National Institute for Health and Care Excellence (2005). https://www.nice.org.uk/guidance/cg31 — https://www.nice.org.uk/guidance/cg31
- The role of avoidance in the phenomenology of obsessive-compulsive disorder. Comprehensive Psychiatry (2012). https://doi.org/10.1016/j.comppsych.2011.03.002 — https://doi.org/10.1016/j.comppsych.2011.03.002
- Psychopathology and thought suppression: A quantitative review. Clinical Psychology Review (2012). https://doi.org/10.1016/j.cpr.2012.01.001 — https://doi.org/10.1016/j.cpr.2012.01.001
- Guilt feelings in obsessive compulsive disorder. Journal of Clinical Medicine (2022). https://doi.org/10.3390/jcm11164673 — https://doi.org/10.3390/jcm11164673
- The association between OCD and shame: A systematic review and meta-analysis. British Journal of Clinical Psychology (2023). https://doi.org/10.1111/bjc.12392 — https://doi.org/10.1111/bjc.12392
- Intolerance of uncertainty as a cognitive vulnerability for obsessive-compulsive disorder. Clinical Psychology: Science and Practice (2023). https://doi.org/10.1037/cps0000150 — https://doi.org/10.1037/cps0000150
- Intrusive thoughts, obsessions, and appraisals in obsessive-compulsive disorder: A critical review. Clinical Psychology Review (2007). https://doi.org/10.1016/j.cpr.2006.12.004 — https://doi.org/10.1016/j.cpr.2006.12.004
- The role of reassurance seeking in obsessive compulsive disorder. BMC Psychiatry (2020). https://doi.org/10.1186/s12888-020-02766-y — https://doi.org/10.1186/s12888-020-02766-y
- A review of obsessive intrusive thoughts in the general population. Journal of Obsessive-Compulsive and Related Disorders (2012). https://doi.org/10.1016/j.jocrd.2012.02.002 — https://doi.org/10.1016/j.jocrd.2012.02.002
- Diagnostic and statistical manual of mental disorders, 5th ed., text revision. American Psychiatric Association Publishing (2022). https://doi.org/10.1176/appi.books.9780890425787 — https://doi.org/10.1176/appi.books.9780890425787
- Paradoxical effects of thought suppression: A meta-analysis of controlled studies. Clinical Psychology Review (2001). https://doi.org/10.1016/S0272-7358(00)00057-X — https://doi.org/10.1016/S0272-7358(00)00057-X